Yeni Başlayanlar İçin: “Arap Baharı”nı (Doğru) Anlama Kılavuzu
By admin On 5 Dec, 2012 At 09:36 AM | Categorized As ÖZEL HABER, DÜNYA, Manşet | With 0 Comments

“Ortadoğu’nun dönüşümü kolay olmayacak. Ancak dünyanın daha güvenli ve bölge insanlarının daha özgür olabilmesi için Amerika bu işten vazgeçmeyecek” diyordu dönemin ABD dışişleri bakanı (ve Başkan Bush’un ulusal güvenlik danışmanı) Condoleezza Rice, 7 Ağustos 2003 tarihli Washington Post gazetesinde yayınlanan makalesinde…

Kuzey Afrika’da ve Orta Doğu’da olup bitenleri anlayabilmek için ABD tarafından 11 Eylül 2001 sonrası gündeme alınan;  tam adı “Genişletilmiş Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölgesi ile Müşterek Bir Gelecek ve İlerleme İçin Ortaklık İnisiyatifi” projesini bilmek gerekiyor. Projeyi dünyaya ilk duyuran kişi Amerika Birleşik Devletleri’nin 43. Başkanı George W. Bush.

Projenin amacı; petrol zengini Müslüman ülkelere “özgürlük ve demokrasi” getirmek, bu ülkelerin artık eski yöntemlerle kontrol altında tutulamayacağını bildikleri için yeni “ılımlı” yönetimlerle bölgenin kontrolünü elinde tutmak ve bu zengin pazarların serbest rekabete açılmasını sağlamaktı. 

Proje, Batı’da Fas’ın Atlantik kıyılarından Doğu’da Pakistan’ın kuzeyindeki Karakurum yaylalarına, Kuzey’de Türkiye’den güneyde Aden ve Yemen’e kadar uzanan bir bölgeyi kapsıyor…

ABD bu projenin hayata geçirilmesi konusunda oldukça kararlı… Kararlılığını da dönemin ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’ın 7 Ağustos 2003 tarihinde Washington Post gazetesinde yayınlanan “Transforming The Middle East – Ortadoğu’yu Dönüştürmek” başlıklı yazısı gözler önüne seriyordu. Rice bu yazısında bölgede bulunan 22 devletin rejiminin, sınır ve haritalarının değiştirileceğini anlatıyordu.

ABD’nin Büyük Orta Doğu Projesi ile beş temel hedefi vardı:
1- Orta Doğu’nun kontrolünü ele geçirmek.
2- İsrail’in güvenliğini garanti altına almak.
3- Zengin petrol ve doğalgaz kaynaklarının denetimini sağlamak.
4- Avrupa Birliği, Rusya, Çin ve Japonya’yı bölgedeki ekonomik zenginliklerden uzak tutarak, rekabette öne geçmek.
5- Var olduğunu iddia ettiği “İslâmi terör”ü bitirmek…

Projenin ülkemiz açısından kritik yanı ise Türkiye’ye “eş başkanlık” rolü verilmesiydi. Bu rol “zorla mı” verildi, “gönüllü olarak mı” alındı henüz bilinememekle birlikte ortada böyle bir gerçek var…

Şimdi sözü daha fazla uzatmadan, Irak’a (ülkeyi üç parçaya bölmek suretiyle) “demokrasi ve özgürlük” getiren, Tunus’u ve Mısır’ı dönüştüren, Yemen, Libya ve çok sayıda Arap ülkesini ve son olarak Suriye’yi kasıp kavuran “Arap Baharı” adlı gelişmeleri bir kez daha (derin derin) düşünmenize imkan sağlaması amacıyla önemli bir akademik makaleyi ve röportajı aşağıda istifadelerinize sunuyoruz.

Konuyla ilgili olarak 2005 yılında, Ege Üniversitesi, İİBF, Uluslararası İlişkiler Bölümü arş. görevlisi Altuğ Günal tarafından hazırlanmış olan bir makaleyi PDF formatında indirmek/okumak için buraya tıklayın.

Yine bu konuyla ilgili olarak 24.05.2003 tarihinde “Ortadoğu’daki tüm rejimler değişecek” başlığıyla 
Vatan gazetesinde yayımlanan, dönemin dış işleri bakanı Abdullah Gül ile yapılmış bir söyleşiyi aşağıda bulabilirsiniz. Tam ekran okumak için resim üzerine tıklayın.

(Bu arada Libya devlet başkanı Muammer Kaddafi’nin devrilmesinden sonra hemen her gün Libya’dan gelen haberler neden birden bire kesildi hiç düşündük mü? Ülkede her şey yoluna girdiğinden mi, yoksa projenin Libya ayağı tamamlandığından mı acaba? Ya da ana haber bültenlerinde ve gazetelerde servis edilen Suriye haberlerinden, Libya’ya yer kalmıyor mı yoksa?) 

Leave a comment

XHTML: You can use these tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>


*